Kimyon

Kimyon nedir, nerde yetişir?

Latincesi Cuminum cyminum olan kimyon, bir yıllık otsu bitkidir, meyvaları için yetiştirilir. Meyvaları baharat olarak kullanılır. Ülkemizde Frenk kimyonu denen, Carum carvi diye bir türü de vardır. Kars bölgesinde bu bitkinin genç dalları çorbalara ve yemeklere koku vermesi için katılır. Kefe Kimyonu denen Laser trilobum borkh, ülkemizde yetişen diğer bir kimyon türüdür. Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. Olgun meyvaları baharat olarak kullanılır. Toros dağlarının Mersin/Adana kesiminde yetişen türüne sıra ismi verilir. Adana, Tarsus ve Mersin bölgelerinde baharat olarak kullanılır ve satılır.

Akdeniz bölgesinde tarih öncesinden beri yetişen bir bitki kimyon. Fas, Mısır ve Suriye nin yanı sıra Hindistan, Meksika, Kuzey Amerika ve Şili de yetiştirilmektedir. Sebzelerde, sakatat, et yemekleri ve içeceklerde kullanılır. Spesifik olarak, Fas ve Ortadoğu ülkelerinde tavuk, keçi eti ve uykuluk terbiyesinde kullanılırken, Hindistan da baharat olarak kullanılmasının yanı sıra, sindirimi kolaylaştırmak için çay gibi demlenir.

Tarihte kimyon

Şimdi gelelim tarih öncesi hikayelere… Şu anda en fazla kimyon kullanan ülke mutfakları arasında Hindistan, Fas ve Mesika geliyor. Ancak, milattan önceki dönemde kimyonu en fazla Yunanlılar ve Romalılar kullanmış.

Eski Yunanlıların yemek masalarının üzerinde duran özel bir kimyon kutuları varmış. Bu, kutudan çok bir tuzluk gibi imiş. Böylece yemeklerine istedikleri kadar serpebiliyorlardı. Kimyonu o denli bol kullanıyorlarmış ki, cimriliği kimyon kullanımıyla tarif eder olmuşlar. Cimri bir insana, ‘kimyon tanesini bölen’ anlamına gelen  kyminopristes  diyorlarmuş! Konudan çıkmadan erken Roma döneminde kimyonun, ‘hırsın ve paranın’ sembolü haline geldiğini de söylemeliyiz. Her şeye hükmeden ve sahip olan Marcus Aurelius un takma ismi  kimyon du… Kral Antonius savurgan insanlara tutumlu olmayı öğretmeye kalkınca bu tutumundan dolayı, o da hakaretten nasibini aldı ve  kimyonu ikiye yarar  cümlesi onu taklit ve alay eden insanlarca kendisine karşı kullanıldı.

Aşağı yukarı aynı yıllarda kimyon, Doğu Akdeniz ülkelerinde ve özellikle de Nil Nehri nin yukarı kısımlarında yetiştiriliyordu. Bu sırada sindirimi kolaylaştırmasının yanı sıra, ekmek ve et yemeklerine lezzet vermesi için de kullanılırdı. Kimyonun diğer bir görevi ise vergi ödemek için para yerine geçmesiydi. Ayrıca, meşhur  hatip Pliny, öğrencilerine konuşma yaparlarken tenlerine soluk, yüzlerine dikkatli ifade verdiği için kimyon yemelerini tavsiye etmiştir.

Romalıların her yiyecekle kimyonu özgürce kullandıklarını söyleyebiliriz. Öyleki ‘patina de piris’ isimli bir tür armut tatlının içine bile kimyon koymuşlar. Kabuklu deniz hayvanları için kullandıkları başka bir sos ise, bal, sirke, maydanoz, nane, karabiber ve bol miktarda kimyondan oluşuyormuş.

Kimyon, popüler konumunu Ortaçağda aniden biraz da tatlı baharat olan tarçın ve karanfile bıraktı. İspanya da yaşayan Moorların dışındaki Avrupalılar, kimyon tadını bile unuttular. Halbuki birkaç yüzyıl boyunca yaptıkları; beyaz şarap, mısır nişastası, yumurta beyazı ve bol kimyondan oluşan tavuk sosu ne kadar nefisti…

Nerelerde kullanılıyor

Kimyon denilince benim aklıma hemen, ince bulgurla yapılan köfteler, muhammara ve humus geliyor…

Özellikle muhammara ve humusu kimyonsuz düşünemiyorum. Günümüzde kimyonun kullanıldığı Avrupa mutfakları sınırlı. Fransa ve Allmanya da ekmeklerde, Hollanda ve İsveç te ise bazı peynir türlerinde kullanılıyor. İspanya da hiç kullanılmıyor. Meksika da onu İspanyollar tanıttıkları için halen bu mutfağın bir numaralı baharatı olma özelliğini koruyor.

adminKimyon

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir